z
cialis erfaring cialis i norge hva er kamagra viagra effekt viagra nettbutikk levitra eller cialis viagra norge cialis uten resept cialis pris cialis hinta viron apteekissa cialis kokemuksia kamagra jelly kokemuksia viagra vaikutus viagra reseptin hankkiminen levitra vaikutus cialis hinta viagra hinta viagra kokemuksia
cialis en om dagen cialis online danmark kamagra bivirkninger viagra virkning viagra priser apotek levitra virkning cialis bijwerkingen kamagra bijsluiter levitra bijwerkingen viagra werking viagra kopen apotheek kamagra bestellen kamagra kopen levitra prijs levitra kopen cialis 20 mg cialis 20 viagra kopen viagra pil
 
İletisim

Merkez Ofis

Bağlarbaşı Mahallesi. Kooperatif Cad. No:5 Daire: 3 Maltepe /İSTANBUL

+90 (216) 457 93 83
+90 (530) 772 81 60

Ulaşım Planı

Azerbaycan İrtibat Bilgileri

Ahmed Recebli Küçesi 159, Nerimanov Rayonu,

Baku / Azerbaijan

Tel: +99450 573 99 04

E-Dergi
E Dergi
okeySık Sorulan Sorular

  • Yangın ve duman damper yan kontakları nasıl bağlanır?

    Belimo yangın ve duman damperi (BLF, BF, BLE, BE ... serileri) yan kontaklarını şu sekilde bağlanır:Damper motoru bir yönde 3 dereceden daha kapalı konumda ise S1-S2 arası kapalı kontaktır (S4-S6 açık olur).Damper motoru diğer yönde 87 (veya 80) dereceden daha acik konuda ise S4-S6 arası kapalı kontaktır (S1-S2 açık olur).Damper motoru 3 ila 87 (veya 80) derece arasında ise S1-S2 arası açık kontak ve S4-S6 arası açık kontaktır. Unutmayin damper motorunu arka veya ön monte ederek damper çalışma yönü ayarlanabilir. Kısaca: Doğru takılmış bir motor damper ikilisinde, damperin tam kapalı konumunu görmek için sadece S1-S2, damperin tam açık konumunu görmek için ise S4-S6 kontağı kullanılır. Damper tam kapalı konumdayken S1-S2 kapalı kontak, damper tam açık konumdayken S4-S6 kapalı kontak olur. Kapalı kontağın kullanılması kablo kopmalarına karşı önlem sağladığından doğru tercihtir.

  • Su koçu darbesi nedir? / Neden meydana gelir?

    Su koçu darbesi, boru sistemindeki su hızının hızla değişmesinin neden olduğu basınç dalgalanmasıdır. Su koçu darbesiyle beraber çoğu zaman boruya tos vuruluyormuş bir ses oluşur.Darbenin ismi de buradan gelir. Su kuyusu sistemlerinde, su koçu darbesi normalde şu durumlarda meydana gelir; - Pompaya en yakın iniş borusuna monte edilmiş çek vanası, duran su seviyesinden 9 m veya daha yukarıdaysa. - İniş borusuna monte edilmiş çek vanası sızdırdığı halde sonraki çek vanası suyu tutuyorsa. İki durumda da iniş borusunda kısmi vakum oluşur. Pompanın bir sonraki çalışmasında çok yüksek hızda hareket eden su vakumu doldurur ve kapalı çek vanasına ve yukarısındaki boruda bulunan sabit suya vurur, bunun sonucunda basınç dalgalanması ve hidrolik şok meydana gelir. Bu şok boruları çatlatabilir, bağlantı noktalarını kırabilir ve pompa ve/veya motora zarar verebilir. Su koçu darbesi tespit edildiğinde sistem kapatılmalı ve sorunu çözmesi için pompa tesisatçısına başvurulmalıdır.

  • Tridium Bina Otomasyon Sistemi Karşılaştırmalı Üstünlükler

    Dökümanı PDF olarak indirmek için tıklayınız

    Rusça sürüm için tıklayınız

  • IP Tabanlı Sistem

    IP Tabanlı Sistem

    IP altyapısının olağanüstü şekilde yaygınlaşmış olması neticesinde sadece bilgisayarlarda değil, çoğu bina ürününde de IP haberleşmesi gün geçtikçe standart hale geliyor. CCTV ve kamera sistemleri, UPS'ler, hatta soğutma grupları ve benzeri ürünler örnek gösterilebilir. Bu nedenle akıllı binalarda sistem entegrasyonu açısından IP desteği son derece önemli. Evet, çoğu sistem IP haberleşme desteği veriyor, ancak Tridium NiagaraAX sisteminin bu açıdan sağladığı özellikler diğer sistemlerin en az bir nesil ilerisinde.

    Diğer Sistemler

    Hemen hemen tüm otomasyon sisteminde, alt düzeyde RS485, LON vb. iki damarlı iletişim hatları oluşturulup, bunlar sınırlı sayıda çevirici ile IP'e dönüştürülmektedir. Bu nedenle alt seviyede IP altyapısından yararlanan, gerçekte IP haberleşme avantajlarını sunan sistemler değildir. Entegrasyon, yani diğer sistemlerle bilgi alışverişi sözkonusu olduğunda da çoğu sistemde bu merkezi bilgisayardan gerçekleştirilmektektedir.

    Tridium NiagaraAX farklılığı

    NiagaraAX, gerçek anlamda kapsamlı olarak IP altyapısından yararlanan ilk ve tek otomasyon sistemidir. Şemada görüldüğü IP iletişimi, yalnızca ana çatıyı oluşturan bina entegrasyon ürünleri için değil, HVAC kontrol panelleri, kartlı giriş kontrol üniteleri, dijital video kayıt cihazları ve CCTV kameralara kadar uzanmaktadır. Tridium hem kendi ürünlerinde (HVAC kontrol, kartlı giriş) doğrudan IP bağlantısı kullanmakta, hem de diğer ürün/sistemlerle entegrasyonda ek bir çevirici kullanmaksızın IP üzerinden haberleşme avantajı sağlayabilmektedir. Doğrudan desteklediği haberleşme protokolü yelpazesi1, diğer sistemlerin çok ilerisindedir. Diğer sistemlerle haberleşme, merkezi bir bilgisayar vasıtasıyla değil, doğrudan mevcut saha kontrol cihazları tarafından gerçekleştirilebilmektedir. Böylece karmaşık senaryolar, arada merkezi bilgisayar gibi zayıf bir halka olmaksızın yüksek güvenilirlikle kurgulanabilmektedir.

    Tridium NiagaraAX avantajları

    1.NiagaraAX bina otomasyon sistemleri, çoğu zaman IP dışında hiçbir iletişim kablosu çekilmeden çözülebilmektedir. Her binada standart olarak kurulan IP altyapısının kullanılması, tüm teknik personelin zaten çok hakim olduğu bir sistem olması nedeniyle, problem tespiti ve çözümünde büyük kolaylık sağlamaktadır. Bu sayede iletişim, kablaj ve bağlantılardan kaynaklanan problemler, çoğu zaman otomasyon firmasından servis almaya ihtiyaç kalmadan, bina teknik personeli tarafndan süratle çözülebilmektedir. 2.Çok sayıda protokolün1 desteklenmesi sayesinde en düşük maliyetle en üst düzeyde entegrasyon sağlanabilemektedir. 3.Geleceğe yönelik olarak risksiz ve problemsiz, en standart akıllı bina altyapısı her seviyede oluşturulabilmektedir.

  • Sınırsız Bilgisayardan Kullanım

     

    Sınırsız Bilgisayardan Kullanım

    Teknik ofiste tek bir merkezi bilgisayarda toplanmış sistemler, artık çok eskide kaldı. Tipik akıllı binalarda tesisin bir çok yerinden farklı yetkilendirmelerle farklı personelin sisteme erişmesi, işletmede büyük kolaylık sağlıyor. Örneğin, yöneticiler raporlama amaçlı olarak günlük enerji tüketimlerine ulaşırken, resepsiyon rezervasyonlara göre toplantı odalarının zaman programlarını ayarlıyor, teknik kadro alarm penceresinden uyarı mesajlarını alırken, her ofis kullanıcısı kendi odasıyla ilgili sıcaklık ayarlarını değiştiriyor olabilir. Diğer Sistemler Tüm otomasyon sistemleri, birden çok bilgisayardan sisteme ulaşım sağlıyor. Bunun tipik uygulama şekli, aynı merkezi bilgisayar yazılımının, birden çok bilgisayara kurulması ile sağlanıyor. Ve bilgisayar ya da kullanıcı sayısına bağlı olarak fiyatlandırma yapılıyor. Yani ne kadar çok kullanıcınız varsa o kadar çok yazılım bedeli ödüyorsunuz. Çoğu zaman da gerek maliyet açısından, gerekse sistem kapasitesi açısından kullanıcı sayısında sınırlamalar söz konusu. Örneğin bir ofis binasında her personele kendi bilgisayarından kendi odasını kontrol etme (sıcaklık ayarları, zaman programı vb) olanağı vermek mümkün olamıyor. Bu yaklaşımın ayrıca her kullanım noktasına yazılım yükleme, bu yazılımın güncellemelerini takip etme, bilgisayar yenilemelerinde tekrar yükleme, personel değişikliklerinden baştan eğitim gibi zorlukları da var. Tridium NiagaraAX farklılığı NiagaraAX sisteminde kullanıcı arayüzü olarak herhangi bir internet tarayıcısı (örneğin Internet Explorer ya da Mozilla) kullanılıyor. Üstelik de sistemde kullanıcı sayısı olarak hiçbir sınırlandırma olmaksızın.

    Tridium NiagaraAX avantajları

    1.Sınırsız sayıda kullanıcıya (yetkilendirme dahilinde) sisteme erişim imkanı 2.Kullanıcı sayısına bağlı yazılım maliyeti yok 3.Yazılım yükleme/güncelleme/eğitim ihtiyacı yok

  • Web Sunucusu Özelliği


    Web Sunucusu Özelliği

    Sisteme erişim için özel bir yazılım yerine; her bilgisayarda mevcut, herkesin kullanmayı bildiği, standart internet tarayıcıların (örneğin Internet Explorer veya Mozilla Firefox) kullanılması büyük kolaylık sağlıyor. Bunun mümkün olabilmesi için sistemde bir web-sunucusu olması ve gerek canlı verilerin gerekse grafiklerin bu web-sunucusu vasıtasıyla kullanılara ulaştırılması gerekiyor.
    Diğer Sistemler
    Evet, güncel tüm otomasyon sistemleri şu veya bu çözümle bir web-sunucusu özelliği sağlıyor. Ancak bu çözüm büyük çoğunlukla mekezi bilgisayar üzerinden gerçekleşiyor. Yani tüm grafikler merkezi bilgisayara yükleniyor, sahadan canlı verileri merkezi bilgisayar topluyor ve bir araya getirip kullanıcılara sunuyor.
    Çoğu zaman da bu ek bir özellik ve ücretli.
    Çoğu zaman da kullanıcı sınırlaması var.
    Çoğu zaman da uygulamacı firmaya ek mühendislik yükü getiriyor (normal merkezi bilgisayar yazılımı için tasarlanmış grafiklerin, web-sunucusuna gore tekrar çalışılması gerekiyor).

    Tridium NiagaraAX farklılığı
    NiagaraAX sisteminde her bir saha kontrol paneli (JACE), özünden web-sunucusu özelliği ne sahip. Yani bu özellik merkezi tek bir bilgisayarda değil, sahaya dağıtılmış durumda. Grafikler, merkezi bilgisayara değil, sahadaki kontrol cihazlarına yükleniyor.
    Bu özellik sistemin temelinde olduğu için mühendisliği de standartlaşmış durumda, teslim edilen en temel sistemde dahi bu özellik kullanıma hazır durumda

    Tridium NiagaraAX avantajları
    1.Temel kurulumda standart olarak web-sunucusu özelliği
    2.Ek maliyeti yok
    3.Ek mühendislik gerektirmiyor
    4.Kullanıcı sınırlaması yok
    5.Web-sunucusu özelliğinin sahadaki cihazlarda olması sayesinde tek bir merkezi bilgisayara bağımlılık yok, zayıf nokta yok. Bilgisayar çökmesi durumunda dahi sisteme full erişim devam ediyor.

  • Uzaktan Erişim


     

    Uzaktan Erişim

    Sistemlere uzaktan, internet üzerinden erişim önemli bir ihtiyaç. Bu özelliğin bir çok kullanım şekli var:

    • Teknik müdür veya yetkili personel, tesis dışında iken de ihtiyaç durumunda her türlü bilgi ve fonksiyona ulaşabiliyor. Acil durumlara müdahale edebiliyor.
    • Çok tesisli kurumlar için (otel, süpermarket, hastane, vb) farklı coğrafi bölgeler de dahi olsa binalarını tek bir merkezden idare etme imkanı sağlanıyor.
    • Servis gerektiğinde otomasyon firması çoğu durumda eleman göndermeden en süratli biçimnde gerekli kontrolleri yapıp çözüm getirebiliyor.

    Diğer Sistemler
    Önceki sayfada ayrıntılandırılan web-sunucusu özelliğini sağlayan tüm otomasyon sistemleri, teorik olarak uzaktan erişime de imkan veriyor olması gerekir. Ancak bu konuda da farklı yaklaşımların kritik olabilecek özellikleri olabilir.
    Olayın bir boyutu finansal (bu özelliğin ek bir ücreti var mı?), diğer bir boyutu da teknolojik (uzaktan erişimde hangi işlevlere erişim sağlanabiliyor), bambaşka bir boyutu ise güvenlik (yetkisiz erişime karşı sistem koruması).
    Tridium NiagaraAX farklılığı
    NiagaraAX sisteminde uzaktan erişim için doğrudan ya da gizli hiçbir ek maliyet sözkonusu değildir. IT departmanı tarafından gerekli yetkilendirme yapılması durumunda temel kurulumu yapılmış herhangi bir sistem, internetten ulaşılır hale getirilebilir.
    NiagaraAX sistemi, yapılacak yetkilendirmelere bağlı olarak, her seviyede erişime imkan sağlayabilir. Buna sadece izleme/kumanda etme gibi fonksiyonlar değil, tam anlamıyla her türlü programlama ve devreye alma özelliklerine erişim de dahildir.
    NiagaraAX sistemine uzaktan erişimde sistem güvenliği açısından en üst düzey güvenlik algoritmaları kullanılmaktadır. Yüksek meblağlı finansal işlemlerin yapıldığı bankacılık sitelerinde kullanılan algoritmalara benzer bu güvenlik önlemleri, sisteme dışarıdan yetkisiz erişimi pratikte imkansız hale getirmektedir. Bunun da üzerine karşın çoğu kurumda IT departmanı bilgisayar ağı seviyesinde VPN ve benzeri ek güvenlik sistemleri kullanarak daha da üst düzey güvenlik önlemleri alabilmektedirler.

    Belimo yangın ve duman damperi (BLF, BF, BLE, BE ... serileri) yan kontaklarını şu sekilde bağlanır:Damper motoru bir yönde 3 dereceden daha kapalı konumda ise S1-S2 arası kapalı kontaktır (S4-S6 açık olur).Damper motoru diğer yönde 87 (veya 80) dereceden daha acik konuda ise S4-S6 arası kapalı kontaktır (S1-S2 açık olur).Damper motoru 3 ila 87 (veya 80) derece arasında ise S1-S2 arası açık kontak ve S4-S6 arası açık kontaktır. Unutmayin damper motorunu arka veya ön monte ederek damper çalışma yönü ayarlanabilir. Kısaca: Doğru takılmış bir motor damper ikilisinde, damperin tam kapalı konumunu görmek için sadece S1-S2, damperin tam açık konumunu görmek için ise S4-S6 kontağı kullanılır. Damper tam kapalı konumdayken S1-S2 kapalı kontak, damper tam açık konumdayken S4-S6 kapalı kontak olur. Kapalı kontağın kullanılması kablo kopmalarına karşı önlem sağladığından doğru tercihtir.

  • Entegrasyon

       

      Entegrasyon


      Sistem entegrasyonu, akıllı binaların en temel şartlarından biri. Asansörlerden UPS'lere, yangın ihbar sisteminden jeneratörlere, normalde birbirinden kopuk, bağımsız çalışan bir dizi sistem ve cihaz ile tek bir sistem bütünlüğünde bilgi alışverişi yapılabilmesi, işletmeye farklı düzeylerde imkanlar sağlıyor.
      Binayı oluşturan tüm parçaların gerek anlık, gerek geçmiş verilerine ulaşabilen teknik yönetim, enerji optimizasyonu, periyodik bakım, arızalara (çoğu durumda oluşmadan) müdahale gibi konularda olağanüstü bir imkana kavuşur.
      Diğer önemli bir avantaj ise sistemler arası karmaşık otomatik senaryoların rahatlıkla kurgulanabilmesidir. Örneğin klasik olarak yangın ihbar sisteminden gelen uyarıya göre havalandırmada basit komutlar gerçekleşirken, entegrasyon sağlanmış bir sistemde ek olarak aydınlatmanın tanımlanmış bir senaryoya geçmesi, LCD duyuru panolarında yangın bölgesine bağlı değişken kaçış duyurularının yayınlanması, otel IP TV sisteminden oda bazında uyarı yapılabilesi, kartlı geçiş kontrollü kapılarda çıkış güvenlik seviyesinin düşürülmesi gibi bir dizi ek işlem bir anda olası hale gelmektedir.
      Diğer Sistemler
      Entegrasyon, o kadar güncel bir konu ki eskiden kapalı kutu şeklinde çalışan, sadece kendi içinde bilgi aktarımı yapabilen otomasyon sistemleri, artık daha ?açık?lar, yani diğer sistemlerle bilgi alışverişi yapabiliyorlar. Ancak ?açık sistem? olmanın da seviyeleri var.
      Entegrasyon konusunda temel problem, bina teknolojisinde üreticilerin tek bir iletişin protokolü üzerinde anlaşamamış olmaları. BacNet, Modbus, Lonworks gibi bir dizi açık protokole ek olarak hala kapalı, yani kendine özel iletişim protokolleri kullanan üreticiler var. Bu durumda gelişmiş bir otomasyon sisteminin entegrasyon kapabilitesini, ne kadar fazla iletişim protokolü ile uyumlu olduğu, diğer bir deyişle kaç dili konuştuğu belirliyor.
      Denklemin diğer bir faktörü de tabii ki maliyet. Birden çok cihaz, birden çok sistem, birden çok protokol entegrasyonu sözkonusu olduğunda, bunu sağlamakta kullanılan çevirici cihazlar ya da sürücü yazılımlar çoğu firmada ücretli. Sözleşme yaparken bazen dikkate alınmayan bu durum, diğer sistemler belirlenip entegrasyon ihtiyacı arttıkça ek faturalar olarak ortaya çıkabiliyor.
      Tridium NiagaraAX farklılığı

      NiagaraAX sistemi, açık arayla en geniş protokol desteğini sunuyor; üstelik çoğu açık protokol için sürücüler tamamen ücretsiz.
      Ancak çok önemli bir teknolojik farklılık da söz konusu. Çoğu firmanın ancak ana bilgisayar seviyesinde sınırlı noktada sunduğu haberleşme imkanlarını Tridium doğrudan saha kontrol cihazlarında, tesisinize yayılmış olarak onlarca noktada sunuyor. Bu yaklaşım kablajda sağladığı avantaja ek olarak sistem kapasitesinde tüm sınırları ortadan kaldırırken bir yandan maliyetin de düşmesine yol açıyor.
      Tridium NiagaraAX avantajları
      1.Açık arayla en geniş açık protokol desteği : BacNet, Lonworks, Modbus, M-bus, Knx-EIB-Instabus, Dali, Z-wave, SNMP, OPC, XML, oBiX, XML, SQL, Micros (Fidelio)...
      2.Açık arayla en geniş firmaya özel protokol desteği : Carrier (CCN), Honeywell (C-Bus), Andover, Helvar, Hitachi, Horstmann...
      3.Çoğu açık protokol tamamen ücretsiz (Bacnet, Lonworks, Modbus, M-bus, Knx-EIB-Instabus...)
      4.Ana bilgisayar seviyesinde sınırlı sayıda noktada değil, saha kontrolörleri seviyesinde tesise yaygın biçimde entegrasyon imkanı.
      5.Desteklenen tüm protokoller için tek mühendislik yazılımı üzerinden standart konfigürasyon

  • Entegrasyonun Getirdiği Kablo Avantajları

     

    Entegrasyonun Getirdiği Kablo Avantajları

    Sistem entegrasyonunun getirdiği avantajlar bu kadarla da sınırlı değil. Tüm teknik ve işlevsel avantajların üstüne bir de müthiş bir kablaj tasarrufu geliyor. Bu sayede,

    • Toplam sistem maliyeti ciddi şekilde düşüyor
    • Karmaşadan uzak, temiz ve net sistem yapıları oluşturulduğu için uzun vadede bakım ve serviste de büyük kolaylık sağlanıyor.
    • Zamana karşı yarışılan projelerde (artık her proje böyle değil mi?) iş yetiştirme açısından darboğazlar oluşmuyor.

    Bu kablo avantajı nasıl oluşuyor ve ne boyutta, birkaç örnekle ele alalım:

    1. ÖRNEK : Frekans invertörü entegrasyonu
    Isıtma-havalandırma-soğutma sistemlerinde frekans invertörü kullanımı her geçen gün artıyor. Klima santrali fanları ötesinde ve pompalar ve soğutma kule fanları da değişken hızlı kullanılır oldu artık. Ve satın alabileceğiniz herhangi bir marka frekans invertörü üzerinde bir komünikasyon portu mevcut (ya da çok ucuza ilave edilebiliyor).
    Klasik bina otomasyon sistemi çözümlerinde herbir frekans invertöründen bir avuç nokta bilgisi alınır; örneğin start/stop, durum, arıza, hız kumandası, hız geri beslemesi vb. Bu minimal listeden gitsek bile her bir frekans invertöründen en yakın DDC panosuna 5 kablo çekilecek ve DDC panellerinde input/output modüllerinde yer işgal edecek demektir. Kaba bir hesapla:
    - 5x30 metre kablo maliyeti, işçilik dahil = 160 $
    - 5 analog/dijital giriş/çıkış noktası donanım maliyeti = 160 $
    Tridium çözümünde ise en yakin DDC panosundan çıkan tek bir komünikasyon kablosu, tüm invertörleri girdi-çıktı şeklinde dolaşarak topluyor. İnvertör başına toplam maliyet tahmini kablaj maliyeti 20$
    Netice?: En temel varsayımlarla bile invertör başına 300$ tasarruf. 50 invertöre yayarsanız 15.000$ tasarruf !
    Bu arada, klasik çözümde her bir invertörden 5 nokta bilgisi alırken, entegrasyon çözümünde rahatlıkla 50 nokta bilgisinin alınabileceğini değerlendirmeye katmadık bile.

    2. ÖRNEK : Enerji analizörleri
    Benzer şekilde dağıtım panolarında kullanılan çoğu enerji analizörünün üzerinde bir komünikasyon portu mevcut. Bunların otomasyon sistemine entegre edilmesi durumunda bölge bazında trifaze akım ve gerilim bilgileri, frekans, enerji kalitesi vb. işletmeye yararlı onlarca bilginin sisteme aktarılması mümkün oluyor.
    Aynı işi klasik yapıda yapmaya kalksa idik, yukarıda invertör örneğinde anlatılan kablo farkına ek olarak bir de ilave akım trafoları ve dönüştürücü maliyetleri gelecekti. Fark çok daha yüksek olacaktı.
    3. ÖRNEK : VRV/VRF Sistemleri
    VRV sistemleri, ne marka olursa olsun, kendi bütünlüğü içinde otomasyona sahip, koordine çalışan iç ve dış ünitelerden oluşan bir sistem. Kendi başına çalıştığında önemli bir sorun yok, hatta merkezde kendi yazılımı üzerinden izleme yapmak da mümkün.
    Ne var ki güncel binalarda artık hiçbir sistemin kendi başına, diğerlerinden bağımsız çalışması gibi bir durumla pek karşılaşmıyoruz. Örneğin VRV sistemine ek olarak aynı mekanlarda yerden ısıtma, radyator veya diger bir kosullandırma sistemi yer aldığında bina otomasyon sistemine entegrasyon dışındaki tüm çözümler anlamsız kalıyor.
    Çoğu zaman bu durumda birbirinden bağımsız çalışan iki ayrı termostat kullanıldığını görüyoruz. Konumuz kablo tasarrufu olduğu için ekstra kablaj ve termostatın maliyetini değerlendirmemiz gerekir. Ama bir yandan da bu ek maliyete
    katlanıldığı durumda dahi, bir sistem ısıtma yaparken aynı anda diğerinin soğutma yapmaya çalışması ihtimalinin önüne geçilemiyor. Ve karşılaşılan maddi zarar, yatırımın ötesinde işletmede de devam etmiş oluyor. Entegre çözümde ise tek bir noktadaki gateway vasıtasıyla VRV sistemindeki tüm sıcaklıkları/ayar değerlerini okuyabilen bina otomasyonu sistemi, yerden ısıtma vanalarını (veya diğer tali sistemleri) koordine şekilde çalıştırarak sıfır ek maliyet ile
    bu problemi dört dörtlük çözmüş oluyor.

  • Güvenlik, Kartlı Geçiş ve CCTV

     

    Güvenlik, Kartlı Geçiş ve CCTV

    Güncel binaların vazgeçilmezleri arasına girmiş güvenlik, kartlı geçiş ve CCTV sistemlerini, ?akıllı bina? olarak tabir edilecek bir tesiste otomasyon sisteminden ayrı düşünmek pek mümkün değil.

    Tek bilgisayardan, tek bir kullanıcı arayüzünden tüm sistemlere ulaşımın getirdiği büyük kullanım kolaylığına ek olarak sistemler arası koordine senaryolar tanımlama imkanı çok büyük avantaj. Otopark bariyerinden giriş yapan çalışanın oda fan-coil'inin çalışması, kat aydınlatmasının devreye girmesi gibi tasarrufa/konfora yönelik senaryolar kurgulanabileceği gibi, aydınlatma kontrol sistemindeki hareket dedektörünün mesai dışı hareket algılaması durumunda video kayıt cihazının yüksek hızda kayıt moduna geçmesi gibi güvenliğe yönelik bir dizi senaryo rahatlıkla kurgulanabilir.
    Diğer Sistemler
    Bu düzeyde entegrasyon sağlayabilen otomasyon sistemi sayısı gerçekten çok sınırlı. Bunlar da genelde kartlı geçiş ve CCTV sistemlerini kendi markaları, kendi ürünleri ile çözen firmalar.

    Tridium NiagaraAX farklılığı
    Tridium da benzer şekilde kendi markası altında gelişmiş güvenlik ve kartlı geçiş çözümleri sunuyor. Ancak NiagaraAX sisteminde çok daha ileri, yeni nesil bir çözüm söz konusu. Herşeyden önce kartlı giriş kontrol panelleri doğrudan IP altyapısında yer alarak daha önce bu açıdan anlatılan tüm avantajları sağlıyorlar. Örneğin ek bir yazılıma, merkezi bir bilgisayara gerek kalmaksızın doğrudan Internet Explorer üzerinden erişim, hatta konfigürasyon gibi.
    IP altyapısından en ileri düzeyde faydalanma yaklaşımı, CCTV çözümlerinde de sözkonusu. İster doğrudan IP kameralar olsun, ister IP bağlantılı dijital video kayıt cihazları (DVR) olsun, doğrudan otomasyon sistemine entegre etmek mümkün. Örneğin Internet Explorer üzerinden izlenen kat planı şemasında bir yandan canlı kamera görüntüsü yer alırken aynı görüntü üzerinde oda sıcaklıkları vb. canlı veriler de görüntülenebiliyor.
    Tridium NiagaraAX avantajları
    1.Doğrudan IP bağlantılı çözümler, web-sunucusu özelliği
    2.Tek bir kontrol paneli ile aynı anda kartlı giriş/CCTV entegrasyonu
    3.Çeşitli markalarda CCTV / DVR uyumluluğu ile sağlanan marka bağımsızlığı
    4.Tek mühendislik yazılımı üzerinden sağlanan entegrasyon ile karmaşık senaryoları kolaylıkla kurgulama imkanı

  • Diğer üstünlükler

     

    Alarm izleme / yönlendirme

    NiagaraAX, en temel işlevlerden biri olan alarm izleme ve yönlendirme konusunda da benzersiz özellikler sunuyor.

    Klasik bina otomasyon sistemi yapısında işletmeci alarm mesajlarını, merkezi bir bilgisayarda kurulu olan yazılım vasıtasıyla görür. Oysa NiagaraAX, bunun çok ötesinde imkanlar ve yöntemler sağlayabiliyor :

    • E-posta : Alarm oluştuğu anda bir ya da daha fazla adrese otomatik olarak e-posta gönderilebiliyor.
    • SMS : Sistem belirlenmiş cep telefonlarına otomatik olarak SMS mesaj atabiliyor.
    • Skype : İstenirse alarmları chat mesajı olarak göndermek dahi mümkün!
    • Esnek tanımlamalar : Alarmların mesai saatleri içinde e-posta olarak, mesai dışında SMS olarak iletilmesi gibi kurguları tanımlamak son derece kolay. Ya da alarm/nokta tiplerine göre gruplama yapıp farklı yönlendirmeler tanımlanabilir. Örneğin mekanik alarmların tamamı teknik müdüre yönlendirilirken, soğutma grubu ile ilgili olanlar ilave olarak bakım sözleşmesi yapılmış soğutmacı firma teknisyeninin cep telefonuna da ulaştırılabilir.
    • Aşamalı yönlendirme : Herhangi bir alarm merkezi bilgisayara iletildikten sonra tanımlanmış süre içinde operatör tarafından görülmemişse (acknowledge), sistem otomatik olarak ikinci bir aşamayı devreye sokabilir; örneğin aynı mesajı bu defa cep telefonu mesajı olarak operatore iletebilir. Yine bir sure gecip de ?görüldü? teyidi gelmemişse üçüncü aşama olarak teknik müdüre cep mesajı gönderebilir.


    Sayaç Okuma ve Faturalama
    NiagaraAX sisteminin diğer tüm sistemlerden daha fazla iletişim protokolü desteklemesi sayesinde her türlü sayaç bilgisini sisteme almak son derece kolay. Örneğin Modbus uyumlu enerji analizörleri ile elektrik tüketimi izlenirken, M-bus uyumlu kalorimetrelerden ısıtma suyu tüketimi ölçümlendirilebilir, puls çıkışlı su sayaçları input modülleri ile sisteme bağlanabilir.
    Ve NiagaraAX altyapısı, faturalamaya esas verileri toplamakla kalmıyor, istendiğinde otomatik olarak faturaları da üretebiliyor. Aylık tüketimlerin üzerine sabit giderleri de ekleyip ürettiği faturaları PDF haline getirip, birer kişiye özel mesaj ekinde daire/dükkan sahiplerine e-postalayabiliyor. Ve hepsi otomatik olarak, kimse el sürmeden gerçekleşiyor.
    Otomatik Raporlama
    Herhangi bir gelişmiş otomasyon sistemi gibi NiagaraAX de işletmeciye geçmişe yönelik verilerin değişimini görüntüleme, analiz etme, çıktı alma, raporlama imkanlarını sunuyor. Ama bunun da ötesinde tanımlanmış sabit raporların otomatik üretilmesini de sağlıyor. Örneğin bir otelin teknik müdürü her sabah e-posta gelen kutusunda son 24 saatin klima santrali bazında enerji tüketimlerini gösterir bir PDF rapor bulabilir.
    Otel Yönetim Entegrasyonu
    Micros (Fidelio) otel yönetim sistemleri ile entegrasyon sayesinde NiagaraAX bina otomasyon sistemi, oteldeki tüm odaların durumundan, müşterisi olup olmadığından haberdar olabiliyor. Böylece müşterisi olmayan odaların fan-coil'inin ve aydınlatmasının otomatik devre dışı kalması ile özellikle soğutma giderlerinde büyük avantaj sağlanabilmektedir.
    Misafir, resepsiyondan check-in yaptığı anda temel oda sistemleri çalışmakla kalmayıp, kapı ilk açıldığında arzu edilen atmosferi sağlayacak bir aydınlatma, hatta müzik yayını otomatik olarak devreye girmiş olabilir.
    Entegre Mühendislik Yazılımı
    Tridium NiagaraAX bina otomasyon sisteminde tüm mühendislik ve devreye alma işleri, tek bir entegre yazılımda yapılır. Gerek iletişim protokollerinin tanımlanması, gerek kontrol senaryolarının kurgulanması, gerek kullanıcı arayüzü grafiklerinin oluşturulması, hepsi tek bir yazılım bütünlüğü içinde gerçekleştirilmektedir.
    Ama asıl önemli olan, çoğu sistemde bu yazılımın, temel otomasyon kurulumunun bir parçası olarak son kullanıcıya da verilmekte olmasıdır. Yani ana firmanın elindeki tüm yazılım araçları, son kullanıcıda da olmaktadır. Bu tür bir açıklık, Tridium dışında hiçbir otomasyon firmasında bulunmamaktadır.
    Bu yaklaşımın bir uzantısı olarak ana distribütör Ontrol, arzu eden müşterilerine yurtiçinde bu yazılımın eğitimini vermekte, gerektiğinde Tridium'un İngiltere eğitim merkezindeki resmi sertifikasyon programlarına katılım imkanı da sağlayabilmektedir.

  • Karşılaştırın...

     

    Karşılaştırın...

    Bina otomasyon sisteminizi seçerken aşağıdaki soruları sormayı ihmal etmeyin... Alacağınız sistem sınırsız sayıda bilgisayardan kullanım imkanı veriyor mu? Bilgisayar ve/veya kullanıcı başına ek bedel ödemek zorunda kalacak mısınız? Kaynak firma teklifine kaç kullanıcı lisansı dahil etti? Sonradan kullanıcı eklemek isterseniz bedeli ne olacak? Özel bir programı öğrenmeye gerek kalmadan standart internet tarayıcı programları (örneğin Internet Explorer) ile sisteme ulaşabiliyor musunuz? Bunun için gereken yazılım/donanım/mühendislik teklife dahil mi? Sistem, uzaktan erişime (internet üzerinden) izin veriyor mu? Bununla ilgili ek bir maliyet söz konusu mu? Uzaktan erişen bilgisayarlara yazılım/lisans yüklemek gerekecek mi? Otomasyon yazılımında nokta sınırlaması var mı? İleride sisteme eklentiler yaptığınızda yazılım lisans arttırım bedelleri ödemek zorunda kalacak mısınız? Ana bilgisayar çöktüğünde ne olacak? Sistemin herhangi bir kısmına nasıl ulaşabileceksiniz? Diğer bina ürünlerini satın alırken hangi iletişim protokolü sunduğuna fazla kafa yormadan otomasyon sistemine entegre edebilme rahatlığınız var mı? Viessman kazanınızın haberleşmesi lonworks, Caterpillar jeneratönürüzünki modbus, Merlin Gerin UPS'inizinki snmp, Berker aydınlatma sisteminizinki instabus, Carrier soğutma grubunuzunki ccn, Danfoss sayaçlarınızınki m-bus iken; tüm bunları bina otomasyon sisteminize entegre edebilecek misiniz? Otomasyon sistemi, hangi iletişim protokollerini, hangi arabilirimlerle/maliyetlerle destekliyor? Otomasyon firması size gerektiğinde bağımlı kalmadan sisteme müdahale edebileceğiniz mühendislik yazılımını veriyor mu? Eğitimini veriyor mu? Talep ederseniz bedeli ne olacak? Ana distribütör dışında servis/bakım hizmeti alma imkanı var mı? Bu sistemi tanıyan, müdahale edebilecek, yetişmiş teknik eleman kaç firmada var? İleride bakım teklifi istediğinizde rekabet koşulu oluşacak mı?

  • IP Sınıfları nedir?

     

    IP Sınıfları nedir?

     

    Herhangi bir koruyucu kutu aldığınızda üzerinde koruma sınıfını belirtir bir ?IP? numarası görürsünüz. Koruma sınıfı numarası IP arkasından 2 basamaklı bir numarayla ifade edilir (IP XY). Birinci basmak (X) büyük parçalara (ve tabii ki kişilere) karşı korumayı, ikinci basamak (Y) sıvılara karşı korumayı belirtir. Genel olarak rakkamlar ne kadar büyük ise o kadar korunaklı olduğu anlaşılır.
    Aşağıdaki tabloda koruma sınıfı özetini görebilirsiniz.

    X: Katı Cisimlere Karşı Koruma Y: Sıvılara Karşı Koruma
    0 Korumasız Korumasız
    1 Çapı 50 mm'den büyük cisimlere (Elin arkasına) karşı Damlayan suya karşı
    2 Çapı 12.5 mm'den büyük cisimlere (Parmağa) karşı Dikeyden 15ºye kadar açıyla damlayan suya karşı
    3 Çapı 2.5 mm'den büyük cisimlere (El aleti) karşı Dikeyden 60ºye kadar açıyla püsküren (0.07 l/dak) suya karşı
    4 Çapı 1 mm'den büyük cisimlere (Kablo damarı) karşı Her yönden püsküren (0.07 l/dak) suya karşı
    5 Toz taneciklerine karşı Her yönden düşük basınçlı (12.5 l/dak) sulamaya karşı
    6 Toz geçirmez Her yönden yüksek basınçlı (100 l/dak) sulamaya karşı
    7 15-100 cm arasıdaki derinlikte geçici süre kalmaya karşı
    8 Su altında belirtilen derinlikte kalmaya uygun

  • AWB (American Wiring Gauge) ölçüleri nedir?

     

    AWB (American Wiring Gauge) ölçüleri nedir?

     

    AWG (American Wiring Gauge) ile tel çapı dönüşüm tablosu

    AWG NO ÇAP
    mm
    AWG NO ÇAP
    mm
    0 8,25 17 1,15
    1 7,35 18 1,024
    2 6,54 19 0,9116
    3 5,83 20 0,8118
    4 5,19 21 0,7229
    5 4,62 22 0,6439
    6 4,11 23 0,5733
    7 3,67 24 0,5105
    8 3,26 25 0,4547
    9 2,91 26 0,4049
    10 2,59 27 0,3607
    11 2,305 28 0,3211
    12 2,053 29 0,2859
    13 1,828 30 0,2547
    14 1,628 31 0,2268
    15 1,45 32 0,2019
    16 1,291

  • Örnek doğrudan yol vermeli ve yıldız - üçgen yol vermeli motorların otomasyona uygun kumanda şemaları.

    1-0-2 (Man-0-Oto) Pako şalterle çalıştırılan motorlar (Direkt ve yıldız-üçgen yol vermeli) için örnek kumanda şeması sitemizden indirebilirsiniz.

    Motor Kumanda Devresi (pdf) 19,9KB

  • Daldırma tipi duyar elemanların doğru montaj şekli nasıl olmalıdır?

     

    Daldırma tipi duyar elemanların doğru montaj şekli nasıl olmalıdır?

     


  • 3 yollu karışım vanalarının tesisata bağlantı şekilleri nasıldır?

     

    3 Yollu karışım vanalarında A ve B ağzından giren akışkan AB ağzından karışarak çıkar. Bu vanalar, tesisata AB ağzından pompa emecek gibi bağlanmalıdır. Ağızlar genelde vana gövdeleri üzerinde işaretlenmektedir. 3 yollu karışım vanalarının en yaygın kullanımı ile ilgili çizimi sitemizden indirebilirsiniz.

  • Açık Protokoller Sayesinde Kablo ve İşçilik Tarasarrufum Olacak mı?

     

    Bir otomasyon sisteminin maliyeti değerlendirilirken kablo ve işçiliği çoğunlukla değerlendirmeye alınmaz. Sadece sistem sağlayısından temin edilen, çoğunlukla ithal, ekipmanlar ve devreye almayla ilgili mühendislik hizmet maliyetleri düşünülürdü. Oysa kablo ve montaj maliyetleri, sistem sağlayıcısına ödenen bedelin en azından %30'u kadar tutmaktadır.

    Otomasyon sistemlerinin kablo yükünün bu kadar yüksek olmasının sebebi izlenen veya kontrol edilen her "nokta" için ayrı bir kablo ihtiyacı olmasıdır. Her bir kablo üzerinden açık/kapalı veya 0-10 VDC olarak tek bir bilgi taşınmaktadır. Ölçülen her bir sıcaklık, izlenen her bir durum bilgisi, kontrol edilen her bir damper, motor, pompa vs.... Üstelik sözkonusu olan sadece çekilen kablonun metre maliyeti değil. Pano içindeki klemensler, kontrol cihazı üzerinde ayrılan giriş/çıkış modülleri, bütün bu cihazları içermesi gereken devasa panolar ve yüzlerce kablonun girdiği bu panolarda yapılması gereken yüzlerce uç bağlantısı...

    Bu işin daha kolay bir yolu olmalı!

    Açık protokoller sayesinde her bilgi için ayrı bir kablo çekme dönemi kapanıyor. Artık akıllı saha cihazlarına tek bir kablo ile bağlanarak, cihazla ilgili tüm bilgileri izleme ve kumanda etme imkanına sahibiz. Klasik otomasyon sistemi ile kumanda edilen üçlü bir kazan uygulamasını sağda görüyorsunuz.

    Mütevazi bir yaklaşımla sadece beşer nokta alımış olmasına rağmen bu bilgileri merkezi bir kontrol panosunda toplamak için yaklaşık 500 metre kablo çekmek gerekecek. Oysa artık pek çok kazanda standart olarak bulunan iletişim protokollerinden herhangi birini kullanarak bağlandığımızda sadece 80 metrelik bir kablo kullanıyoruz.

    Üstelik kazanın kendi iç çalışması için zaten giriş ve çıkış sıcaklıklarını ölçtüğü için buralara koyduğumuz duyar elemanlardan da kurtulabiliyoruz. Kontrol cihazımızda ayırdığımız 15 adet giriş/çıkış noktasını da düşünce, sadece üç kazandaki tasarrufumuz 1'000$ seviyesinde!

    Sadece bir kazan grubunda bu kadar fark oluşurken, kablo yükünün çok daha fazla olduğu klima santralleri ve frekan invertörleri gibi uygulamalarda oluşacak farkı siz düşünün.

    İşte bu maliyet avantajları sayesinde, bu bölümlerde bahsedilen üstün teknoloji alıştığımızdan farklı olarak sadece çok büyük prestij binalarına, gökdelenlere, alışveriş merkezlerine girmekle kalmıyor. Daha önceden böyle bir sistemi kaldırmayacağını düşündüğümüz orta ve hatta küçük ölçekli onlarca binada dahi, üstelik yatırımcıya hiçbir fazla bedel ödetmeden kullanabiliyoruz.

  • Açık Protokoller Daha Fazla Bilgiye Ulaşmamı Sağlıyor mu?

     

    Karşılaştırın...

     

    Klasik otomasyon sistemlerinde sahadaki cihazlarla iletişim "nokta" bazında gerçekleşmekteydi. İzlenmek istenen her bir değer için ayrı bir kablo çekmek ve otomasyon tarafında analog veya dijital bir giriş ayırmak gerekiyordu. Tabi izlenen cihazın istenen her değer için bir çıkış barındırması şartıyla.

    Bugün, üzerinde standart iletişim protokollerinden herhangi birini barındıran bir cihaza bağlandığımızda bu cihazla ilgili tüm bilgileri otomasyon sistemimizden izleme imkanı buluyoruz. Üstelik cihaza tek bir kablo çekerek ve PLC cihazlarımızda hiç bir giriş / çıkış ayırmadan!

    Bu teknolojinin işletmeciye getirdiği avantajları basit bir frekans invertörü uygulamasında göstermeye çalışalım.

    Klasik sistemlerde frekans invertörlerinden bina otomasyon sistemlerine taşınan bilgi sayısı 3-5 ile sınırlı idi. Sadece cihazın çalışıp çalışmadığı, herhangi bir arıza olup olmadığı ve motorun hızı izlenirdi. Halbuki bugün cihazın kendi iç çalışması için ölçtüğü ve hesapladığı tüm bilgilere ulaşabiliyoruz. Buradaki ekranda kullanıcıyı ilgilendireceğini düşündüğümüz yaklaşık 15 değeri tanımlamış durumdayız.

    Motorun uzun vadeli performansını değerlendirirken çektiği akım ve güç değerlerinin ne kadar faydalı olacağını siz değerlendirin.

    Ayrıca, nokta bazında izleme yapılan sistemler cihazlarda sadece bir arıza oluştuğu bilgisini verebiliyordu. Kullanıcı söz konusu cihazın yanına gitmek, üzerindeki LCD ekranda E26 gibi bir mesajı okuyup, cihazın kullanım kitabından hatayı tespit etmek zorundaydı.

    Oysa yeni sistemlerde operatör yerinden kalkmadan hatanın içeriğini ekranda görebiliyor. Arızayı gidermek için bir mekanikçi mi, yoksa elektrikçi mi göndereceğine, veya destek için cihaz yetkili servisini mi çağıracağına saniyeler içinde karar verebiliyor.

  • Açık Protokollerin Tarihçesi

     

    Derleyen : Zeynep Odabaş
    Haziran 2004

    Mikroişlemci tabanlı doğrudan sayısal kontrollü (DDC-Direct Digital Control) sistemlerin pazarda ilk belirmeye başladığı dönem 1980?lerin başlarına denk gelir. Bu teknolojinin bina endüstrisinde öncü ve başarılı olduğu uygulama alanlarının başında Isıtma-Havalandırma ve Klima (HVAC) sistemleri gelmiştir. Elektronik ve pnömatik kontrol sistemleriyle kıyaslandığında daha hassas kontrol ve uygulamada sağladığı geniş esneklik potansiyeliyle, bir yandan konfor seviyesini yükseltirken diğer yandan enerji maliyetlerini düşürmesi, DDC sistemlerin kabul görmesini ve yaygınlaşmasını kolaylaştırmış, kendi başına iş gören HVAC, aydınlatma, güvenlik, yangın algılama, söndürme ve asansör gibi sistemlerin birbirleriyle iletişim ve etkileşim içerisine girmesini sağlayan bu kontrol ağı, "akıllı bina" kavramını hayatımıza sokmuştur.

    Özellikle son on beş yılda, bu teknolojinin sağladığı avantajlar ve maliyetlerindeki azalmalar daha belirgin ve etkili hale gelmiş, ancak buna rağmen "akıllı bina" kapsamının tam anlamıyla gerçekleşmesi daha çok niyet aşamasında kalmıştır. Bunda da en belirgin eksik parça, "iletişim protokolü standardı" olmuştur.

    İlk kıpırdanmaların ardından, rekabet baskıları ve ihtiyacı giderecek standartların yokluğu, bina otomasyon sistem üreticilerini kendi özel iletişim protokollerini yaratmaya zorlamıştır. Ancak bu olumlu gelişmeler bir dezavantaj olarak bina sahipleri / işletmecileri için, binalarında tercih ettikleri konforu sağlayacak farklı firmaların ürünlerinin seçiminde kısıtlama ve zorlamaları da beraberinde getirmiştir.

    Enerji yönetimi, aydınlatma kontrol sistemleri ve yangın algılama sistemleri binalarda yaygın ve alışıldık uygulamalar haline gelmiş olmasıyla birlikte bunların entegrasyonunun gerçekleştiği projeler bu tip sınırlamalar nedeniyle yeterli ivme kazanamamıştır.

    İletişimdeki kısıtlamalar, bina otomasyonu kapsamında olan tek bir sistemin kendi iç fonksiyonunda dahi kendini göstermektedir. Kurulu bir sistemin genişlemesi veya yenilenmesinin gerektiği durumlarda, mal sahibinin, sistemi kuran firmaya / markaya bağımlı kalması veya ihtiyacını karşılamak için farklı marka seçmesi halinde, mevcut sistemin iletişim standardıyla uyumlu olamayacağından, ya kurulu sistemi, seçeceği markaya göre tamamen değiştirmesi ya da eklenen cihazların ayrı bir sistem olarak çalışması kaçınılmaz olmuştur. Hatta kimi zaman bir firmanın geliştirdiği yeni ürünlerinin eski ürünleriyle haberleşememesi de karşılaşılan bir durumdur.

    Mikroişlemcilerin kapasitelerinin artması ve fiyatlarının düşmesiyle birlikte, kontrol zekasının yakalayıp içine aldığı konular da çoğalmıştır. HVAC üreticileri, kendi cihazlarına özel geliştirdikleri kontrol panelini artık cihazlarıyla birlikte temin etmekte ve hatta kendi özel iletişim protokollerini yaratmaktadırlar. Bu gelişmeler, bu cihazların bina otomasyon sistemleri ile entegrasyonunu artık bir zorunluluk haline getirmiş, otomasyon firmalarını kendi iletişim dillerini en azından belli ölçekte paylaşmaya doğru itmiş ve aradaki iletişimi kurma görevini üstlenen farklı tiplerde sistem entegratörleri türemeye başlamıştır.

    Ara birimler, entegrasyon problemine bir miktar nefes aldırdıysa da uzun vadeli ve tatmin edici bir çözüm olamamıştır. Dikkate değer tek uzun vadeli çözüm standart iletişim protokolleri olarak gözükmektedir.

    BacNet

    BACnet (Building Automation and Control Networking protocol)

    Markalara özel iletişim protokolleri arasındaki uyumsuzluk Amerikan Isıtma-Soğutma ve İklimlendirme Mühendisleri Derneği?ni (ASHRAE) harekete geçmeye zorlamış ve dernek 1987 yılında bina otomasyonu ve kontrol sistemlerinde kullanılmak üzere standart bir iletişim protokolü geliştirme çalışmalarına başlamıştır. Bu amaçla kurulan Standart Oluşturma Komitesi (Standard Project Committee-SPC 135P), 1991 yılında hazırladığı ilk BACnet standardı taslağını yayınlayarak ilgili sektörlerin yorumuna açmıştır. Bu ilk baskıya altı farklı ülkeden 507 ayrı yorum gelmesi, bu tip bir standardın geliştirilmesi konusuna bina endüstrisinin ne kadar yoğun ilgisi olduğunun bir yansıması olarak kabul edilebilir. Artan ilgi ve görüşler de değerlendirilerek ilk çalışmanın revize edilmiş hali 1994?de yayınlanmıştır. 12 farklı ülkeden gelen yine yüksek sayıda yorum, standardın 1995?de üçüncü ve son revizyonunun oluşturulmasını gerektirmiştir. Standart bu haliyle ilk çalışmalarına başlandığı tarihten sekiz buçuk yıl sonra onaylanmış ve bir ASHRAE standardı olarak basılmıştır. Aynı yıl BACnet standardı Amerikan Ulusal Standartları Enstitüsü (ANSI) tarafından ulusal bir standart olarak kabul edilmiştir.

    Lon Works

    LONWORKS

    Apple şirketinin kurucularından Mike Markula, 80?li yılların ortalarında, PC?ye geçişin ileriye dönük araştırma-geliştirme planlarını oluştururken, o ana kadar gelinen noktada, alanda bir açık olduğunu fark eder. Tasarım ve üretimin her seviyesinde, entegrasyon ve maliyetler azaldıkça kapasite ve uygulama çeşitliliği dramatik bir şekilde artmaktaydı ve "bilgisayar ağı teknolojisi" o dönemde, günlük kullanımdaki cihazlara henüz inmemişti.

    Markula, bu konuya yatırım yapmanın ne kadar gerekli ve işe yarar olacağını görebilmek için, ilk etapta ön çalışma yapmak üzere bir ekip kurar. Ekip, yaklaşık iki yıllık bir araştırmanın sonunda, sistemin işlemesi için gerekli olan bazı donanımlar henüz eksik görünse de ilerleyen zamanda bunların temin edebilir olacağını belirtirler.

    İlk tohumları bu şekilde atılan Echelon firması, günlük kullanımdaki cihazları bir ağ üzerine bağlayacak sistemleri yaratmak üzere resmi olarak 1988 yılında kurulur. Şirketin yönetimine bugün halen dümenin başında olan, PBX teknolojisinin yaratıcısı Dr. Kenneth Oshman gelmiştir.

    İlk yıllar oldukça enteresan geçer. Echelon?un yaratmaya çalıştığı sistemi uygulayabilmesi için elinde ne silikonu, ne veri alış verişini sağlayan arabirimleri ne de iletişim ağını oluşturabilecek altyapıları vardır. Bu bileşenleri farklı firmalardan temin etmeye çalışırlar. Anlaşma yaptıkları silikon üreticilerinin Nöron çipleri teslimlerindeki gecikmeleri, bir miktar hızlarını kesmelerine rağmen "Lonworks" adını verdikleri iletişim ağı platformu artık bir zemin kazanmaya başlar.

    Ancak, Lonworks?ün yaygınlaşması, Echelon ekibinin atlamış olduğu başka bir detay nedeniyle bir gecikmeye daha maruz kalır. O da, yabancısı oldukları kontrol endüstrisinin ilerleme ve adaptasyon hızının, elektronik teknolojisinin gelişim hızının yanında çok yavaş kalmasıdır.

    İlk yıllardaki bu ağır başlangıcın ardından, sistemin benimsenmesiyle birlikte ivme kazanması kayda değer bir hızda olmuştur.

    Echelon bugün, günlük kullanımdaki elektronik cihazların birbirleriyle iletişimini sağlayan teknolojiler üreten bir firma konumundadır. Lonworks?ün teknolojik altyapısını oluşturan Nöron çipin lisansını elinde tutmakla birlikte, Echelon, kontrol sektöründeki firmaların bu iletişim standardına kolay ve hızlı adaptasyonunu sağlayacak ürünler/sistemler geliştirmektedir. Bu yaklaşımla, silikon üreticisi ya da satıcısı konumuna girmeyi tercih etmemiş, bu konuda farklı firmalar ile (Toshiba, Motorola, Cypress Semiconductor) lisans anlaşması yaparak fiyat ve teknoloji rekabetini de dengede tutacak bir politika izlemiştir.

    Echelon?un geliştirdiği Lonworks iletişim protokolü, bina otomasyon sektöründe bugün en yaygın kullanılan iletişim standardı halini almıştır. Bina Otomasyon sistemlerinin yanı sıra Lonworks, taşımacılık, tıbbi cihazlar, sanayi otomasyonu, ev otomasyonu ve kamu hizmetleri alanlarında da yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır.

    MODBUS

    Diğer iki iletişim protokolü ile tarihsel sıralama açısından kıyaslandığında MODBUS?ın ortaya çıkması biraz daha geçmişe dayanıyor. Sektörel olarak kıyaslandığında ise endüstriyel alandaki iletişim ihtiyacını karşılayan en eski seri iletişim protokollerinden biri. PLC (Programmable Logic Controller) sektörünün ilk ve en güçlü imalatçılarından olan Modicon firması tarafından kendi ürünleri arasındaki iletişimi sağlamak üzere 1978 yılında geliştirilmiş. Zamanla PLC sistemler arasında veri transferi ve bilgi alışverişini sağlayan standart bir iletişim protokolü olarak bilfiil sektörde yerini almıştır. Modicon?a rakip pek çok endüstriyel kontrol cihazı imalatçısı kendi iletişim protokollerinin yanı sıra Modbus iletişim desteğini de vermektedirler.

    Bir süre sonra Gould-Modicon, sonra AEG-Modicon adını alan Modicon firması, 1979 yılında Schneider Grup tarafından satın alınmıştır. Bir sonraki önemli gelişme olarak Schneider Electrics?in protokol üzerindeki isim hakkını, 2002 yılında endüstriyel iletişim teknolojisini geliştirmek üzere kurulan ve kar amacı taşımayan MODBUS-IDA adlı bir organizasyona aktarması, MODBUS iletişim protokolünün gelişimini ve yaygınlığını olumlu yönde etkilemiştir.

    Teknolojik olarak bir kaç adım öndeki diğer standart iletişim protokollerinin yanında MODBUS bugün hala herhangi bir PC veya küçük bir microişlemci ile birlikte kullanılabilmekte ve sağlam geçmişi ve basit altyapısıyla artan sayıda imalatçı tarafından desteklenmekte ve mevcut pek çok endüstriyel sistemle iletişim kurabilmektedir.

    EIB

    EIB (European Installation Bus) ve KNX

    1990 yılında, elektronik sektöründen on beş Avrupalı üretici firmanın, sistemlerinin/cihazlarının birbirleriyle haberleşmesinde kullanacakları ortak bir iletişim dili oluşturmak üzere bir araya gelmesiyle EIBA (European Installation Bus Association) kurulmuştur.

    EIBA?nın, Kasım 1991?de, EIB adını verdiği iletişim protokolünün ilk taslağını, değerlendirilmesi ve bir sonraki adım olarak EN (Avrupa Standardı) veya ENV (ön standart) halini alabilmesi için CENELEC?e (Avrupa Elektrik Standartları Komitesi) sunmasıyla EIB?nin standart haline getirilme çaba ve çalışmalarında somut bir adım atılır.

    Haziran 1992?de DKE -Alman Elektroteknik Mühendisleri Komisyonu EIB sistemini, bir standart (DIN V VDE 0829) olarak bünyelerine kabul ederler.

    Fransa?da ise EIB protokolü "deneysel standart" olarak yayımlanır.

    Bu aşamaya gelindikten bir süre sonra, Haziran 1996?da, EIBA ve benzer çalışmalar sürdüren BatiBUS Club International (BCI) ve European Home Systems Association (EHSA), iletişim ağını hem bina hem de konutlardaki elektronik sistemleri kapsayacak şekilde genişletmek ve daha yaygın bir standart halini alabilmek maksadıyla birleşme kararı alırlar.

    Nisan 1999?da, elektro-mekanik ve bina otomasyon alanlarında aralarında Bosch, Schneider, Siemens, Electrolux, Merten gibi isimlerin bulunduğu dokuz büyük Avrupa firması, bu yeni grup ile işbirliğine gider ve Konnex Association adı altında bir dernek oluştururlar.

    Derneğin amacı, mevcut üç Avrupa iletişim standardının (EIB, BCI ve EHSA) sahip olduğu teknik altyapı ve kaynakları birleştirerek bina ve konut otomasyonunda standart olarak kullanılacak tek bir açık iletişim protokolü (KNX) yaratmaktır.

    Kurulduktan bir yıl sonra, Haziran 2000?de, Konnex Assoc., Avrupa Elektrik Standartları Komitesi (CENELEC) ile, standartlarının EN 50090 serisi içinde yer alabilmesi için gerekli donanımı temin etmek üzere bir işbirliği anlaşması yapar.

    Bundan sonraki çalışmalar ve faaliyetler, standardın tanıtılması ve yaygınlaşmasına yönelik gelişir.

    Bugün Konnex Assoc. sektörde "en" olmasa da Bina ve Konut Elektronik Sistemleri Standardizasyonunda on yıllık bir geçmişe sahip üç oluşumun mirasını taşıyan, yüzü aşkın elektrik sistemleri/cihazları üreticisini bünyesinde bulunduran önemli ve etkili bir kuruluş halini almıştır.

 
 
l
BMT Otomasyon Sistemleri - Copright © 2017 WD : Hakan DÜZEL
Cialis Original Purpose Cialis Original Cialis Generic 20mg Cialis Generic Propecia Generic Cost Propecia Generic Cialis Online Super Kamagra Forum Super Kamagra Einnahme Priligy Generika Dapoxetine Kaufen Priligy Generika Dapoxetine 60mg Original Potenzmittel Testpakete Online Original Potenzmittel Testpakete